Kadınlarda kanser taramaları hakkında bilinmesi gerekenler

Tüm dünyada kanserlerin erken tanısı ve tedavisi için tarama testleri önerilmiştir. Burada amaç erken dönemde tanı koymak ve tedavi ettiği biliniyor.

Kanserde erken teşhis, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Bu nedenle düzenli taramalar çok önemli gerektiğinin altı çizildi.

Tarama programı risk faktörleri ve kişisel tıbbi geçmiş gibi faktörlere bağlı olarak değişebilmektedir.

Kanser taraması amacı ile kadınlarda özellikle meme kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve endometrium (rahim içi) kanseri için muayene ve taramalar yapılmaktadır.

Kadınlarda kanser taraması amacı ile düzenli olarak testler ve muayene yaparak; kanser öncesi değişiklikler, erken dönemde teşhis ve tedavi yapılmasının altı çizildi.

RAHİM AĞZI (SERVİKS) KANSERİ TARAMASI

Dünyada her yıl yaklaşık yarım milyonda fazla kadın Human Papiloma Virüsün sorumlu tutulduğu rahim ağzı kanserine yakalanıyor ve bu kadınların yarısı hayatını kaybediyor. Oysa yaptırılması önerilen Pap smear testi ve HPV testi ile rahim ağzı kanserlerinin yüzde 90’ı erken dönemlerinde, hatta henüz hücre değişimlerinin olduğu süreçte yakalanabiliyor, böylece tedavi olanağı doğuyor. Pap smear testi rahim ağzındaki hücrelerde meydana gelen değişiklikleri tespit etmek için yapılan bir tarama restidir. Pap smear testi 21 yaşından itibaren yapılmaktadır. HPV testi rahim ağzındaki yüksek riskli HPV türlerini tespit etmek için yapılmaktadır. Ancak unutulmamalıdır her HPV pozitif test kanser gelişeceği anlamına gelmemektedir. Ayrıca koruyucu olarak HPV aşısının yapılması da kanser riskini azaltmaktadır.

MEME KANSERİ TARAMASI

Bu amaçla hastaların kendi kendine meme muayenesi, doktor tarafından yılda bir kez muayenesi ve mamografi ve meme ultrasonografisi yapılmaktadır. Mamografi radyoloji bölümlerinde röntgen kullanarak meme dokusunu görüntüleyen bir tarama yöntemidir. 40 yaşından itibaren taramaya başlanır. Kadınların düzenli olarak her ay adet sonrası dönemde kendi kendine meme muayenesi yapması önerilmektedir.

YUMURTALIK (OVER) KANSERİ

Yumurtalık (over) kenseri erken dönemde herhangi bir belirti vermemesi ve erken tanı için günümüzde etkili bir tanı yönteminin olmaması nedeniyle tanısı ileri evrelerde konulmakta ve prognozu genellikle iyi gitmemektedir. Günümüzde over kanseri için etkin bir tarama yöntemi saptanmamıştır. Yumurtalık kanseri genellikle 40-50 yaşından sonra görülür. Genetik olarak ailesinde over ve meme kanseri olanlarda hastalığın daha sık görülür. Bu hastalarda BRCA 1-2, BRIP1, RAD51C,RAD51D, Lynch sendromu genlerinde bozukluk vardır ve bu bozukluk genetik olarak geçmektedir. Bu kadınlarda yaşam boyu meme kanseri olma riski yüzde 70-80, yumurtalık kanseri olma riski yüzde 40-50’dir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda yumurtalık kanserine yol açan hücrelerin tüplerden geldiği öne sürülmüştür. Doğum kontrol amacı ile tüpleri bağlanan kadınlarda over kanseri görülme oranı yüzde 24 azalmıştır. Yine doğum kontrol amacı ile tüpleri alınan (salpenjektomi) yapılanlarda bu oran yüzde 65 azaldığı saptanmıştır. Tüm bu çalışmalar ve araştırmalar sonucunda çocuk doğurma isteği olmayan kadınlarda başka bir nedenle ameliyat olması gerekir ise koruyucu iki taraflı tüplerinde (Bilateral Salpenjektomi) alınması önerilmektedir.

RAHİM İÇİ (ENDOMETRİUM) KANSERİ TARAMASI

Endometriumdaki anormal hücrelerin tespiti için rahim içerisinden biyopsi alınmaktadır. Menopoz sonrasında görülen herhangi bir adet kanaması mutlaka incelenmelidir. Genetik olarak risk taşıyan, Lynch sendromu hastalarında endometrium ve kolon kanseri riski artmaktadır. Bu hastaların 35 yaşından sonra rutin olarak endometrial biobsi yapılarak takip edilmeleri gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir